Filmdeki Hikaye
Helena Girón ve Samuel Delgado’nun yönettiği ‘Las islas afortunadas’, 71. Seminci Festivali’nin resmi seçkisinde İspanya’da prömiyerini yaptı. Film, La Graciosa adasında yaşayan Fátima isimli bir kadının, su kaynaklarını kontrol eden bir marquise’e hizmet etmesini konu alıyor. Girón ve Delgado, filmde 15. yüzyılda, kolonizasyon dönemine dair bir hikaye sunuyorlar.
Yeni Referanslar Yaratma Çabası
Yönetmenlerden Delgado, filmin temel amacını “koloniyal anlatılara meydan okumak” olarak özetliyor. Film yapım sürecinde, çok çeşitli kaynakları inceleyerek, yerel halkın yaşamına dair daha önce göz ardı edilen anları gün yüzüne çıkardıklarını belirtiyorlar. Girón ise, bu sefer macera filmleri tarzında bir anlatı ile farklı karakterlere odaklanmayı hedeflediklerini ifade ediyor.
Geçmişten Günümüze Bağlantılar
Filmin 15. ve 16. yüzyıla dair yansımaları, günümüzle bağlantılar da kuruyor. Delgado, geçmişteki bu hikayelerin, günümüzdeki kaynak yönetimi ve göçmenlik temalarıyla örtüştüğünü vurguluyor. “Bir kadın figürünün deniz ortasında hamile olduğu imgesi, bugün yaşanan durumları hatırlatıyor,” diyor.
Uzun Bir Casting Süreci
Filmin prodüktörü ve görüntü yönetmeni, José Alayón, geçmişi temsil etmenin zorluklarına değinerek, “Geçmişi temsil etme korkusunu aştık” diyor. Casting sürecinin bir yılı bulduğunu ve karakterler üzerine derinlemesine araştırmalar yaptıklarını belirtiyor. Oyuncular Lou Castel ve Luisa Ahl Laabiad, projeye katılma sebeplerini ve casting deneyimlerini paylaşıyorlar.
Sese Dayalı Bir Anlatım
Girón ve Delgado’nun bir diğer yapıtı Hespérides de Seminci’de sergilendi. ‘Las islas afortunadas’, duyusal bir bakış açısıyla ele alınıyor. Girón, filmde az sayıda ses kullanarak, kuraklaşan bir manzara hissi yaratmaya çalıştıklarını ifade ediyor. Ses ekibinin, oyuncuların seslerinin müzikalitesine odaklanmasını sağlamanın önemli olduğunu belirtiyor.
Filmdeki Temalar
Film, kaynak yönetimi ve toprak sömürüsü gibi konuları işlerken, aynı zamanda günümüzün önemli sorunlarına da ışık tutuyor. Girón, “Bu yıllarda kapitalizmin doğuşu, feodalizmin ardından gelen sistemin temellerini attı,” diyerek, filmin başlığı olan ‘Las islas afortunadas’nın tarihsel ironisine dikkat çekiyor.



