European Society for Medical Oncology’nin Madrid’deki yıllık toplantısında, metastatik meme kanseri ve triple negatif meme kanserine yönelik bir dizi yeni tedavi sonucu paylaşıldı.
Madrid’de geniş katılımlı toplantı
European Society for Medical Oncology’nin yıllık toplantısı geçen hafta Madrid’de yapıldı. Sanal olarak düzenlenen etkinlikte dünyanın farklı bölgelerinden 40.000’den fazla araştırmacı ve savunucu bir araya geldi.
Bu yılın programında meme kanseri araştırmalarındaki ilerlemeler öne çıktı. Özellikle metastatik meme kanserinde, beyin metastazları da dahil olmak üzere, yeni tedavi yaklaşımlarına ilişkin veriler dikkat çekti.
Toplantıda sunulan sonuçlar arasında klinik çalışmalardan gelen olumlu veriler ve daha önce denenmiş tedavilere yanıt vermeyen hastalara yönelik yeni seçenekler yer aldı.
İleri evre hastalıkta CDK4 hedefli yaklaşım
Metastatik meme kanseri, hâlâ tamamen iyileştirilebilir bir hastalık olmadığı için araştırmacıların odağında yer almayı sürdürüyor. Hormon reseptörü pozitif, HER2-negatif metastatik meme kanserinde tedavi genellikle bir CDK4/6 inhibitörü ile hormon tedavisinin birleşiminden oluşuyor. Ancak zaman içinde birçok tümör bu tedaviye direnç geliştiriyor.
Faz 2 FOURLIGHT-1 çalışmasında araştırmacılar, daha önce CDK4/6 inhibitörü almış hastalarda yeni bir CDK4 inhibitörü olan atirmociclib’i Faslodex (fulvestrant) ile birlikte değerlendirdi. CDK4/6 inhibitörleri, hormon reseptörü pozitif meme kanserinin bazı türlerinde kullanılan ağızdan alınan ilaçlar olarak tanımlanıyor.
Sonuçlara göre bu kombinasyon, araştırmacının seçtiği tedaviye kıyasla ilerlemesiz sağkalımı 9,4 aya çıkardı. Karşılaştırma grubunda bu süre 6,6 ay oldu. Çalışmada, CDK4’ü hedeflemenin CDK4/6 inhibitörlerine kıyasla daha az yan etkiyle ilişkilendirilebileceğine işaret edildi. Breast Cancer Research Foundation araştırmacıları Drs. Hope S. Rugo ve Shom Goel çalışma içinde yer aldı.
ADC çalışmalarında belirgin süre farkı
Faz 3 APEX-Breast01 çalışmasında rolditamig deuderuxtecan (TQB2102) adlı yeni bir antikor-ilaç birleşiminin HER2-low metastatik meme kanserinde kemoterapiye kıyasla ilerlemesiz sağkalımı yaklaşık üç kat artırdığı bildirildi. Bu sürenin ilaç grubunda 16,4 ay, kemoterapi grubunda ise 5,5 ay olduğu açıklandı.
Faz 3 HORIZION Breast06 çalışmasında trastuzumab rezetecan adlı deneysel antikor-ilaç birleşiminin de HER2-low metastatik meme kanserinde ilerlemesiz sağkalımı anlamlı biçimde iyileştirdiği bildirildi. Çalışmada bu süre 16,4 ay olurken, yalnızca kemoterapi verilen grupta 6,8 ay ölçüldü.
Benzer şekilde faz 3 PANKU-Breast01 çalışmasında da iza-bren (izalontamab brengitecan) adlı bir başka deneysel antikor-ilaç birleşimi değerlendirildi. Daha önce tedavi almış hormon reseptörü pozitif metastatik meme kanseri hastalarında 15 aylık takip sonunda ilerlemesiz sağkalımın kemoterapiye göre ikiye katlandığı, ilaç grubunda 8,2 ay, kemoterapi grubunda ise 4 ay olduğu belirtildi.
HER2 hedefli yeni ilaçlardan sonuçlar
Faz 3 HEALER çalışmasında araştırmacılar, yeni geliştirilen iki yönlü bir antikor olan anbenitamab için umut verici sonuçlar sundu. Bu ilaç, HER2 proteinindeki birbiriyle örtüşmeyen iki bölgeyi hedefliyor.
21 aylık takip sonunda, anbenitamabın taksan adlı kemoterapi ilacıyla birlikte kullanıldığı hastalarda iki yıllık ilerlemesiz sağkalım oranı %59 olarak bildirildi. Bu oran, standart ilk basamak rejim olan THP ile tedavi edilen hastalarda %34 oldu. THP; trastuzumab, pertuzumab ve docetaxel kombinasyonundan oluşuyor.
Faz 3 TROPION Breast02 çalışmasının keşif niteliğindeki analizinde ise yeni onay almış Datroway (Dato-DXd/datopotamab deruxtecan) adlı ADC’nin, merkezi sinir sistemi ilerlemesiz sağkalımını iyileştirip iyileştiremeyeceği incelendi. Bu ölçüm, hastaların beyin metastazları büyümeden ne kadar süre yaşadığını gösteriyor.
Sonuçlara göre Dato-DXd ile medyan merkezi sinir sistemi ilerlemesiz sağkalım 9,5 ay olurken, kemoterapi grubunda 2,6 ay olarak kaydedildi. Ölçülebilir beyin lezyonu olan 24 hastanın analizinde ise tümörlerin Dato-DXd alanların yaklaşık %63’ünde, kemoterapi alanların ise yaklaşık %38’inde küçüldüğü görüldü. Çalışmada Breast Cancer Research Foundation araştırmacısı Dr. Tiffany A. Traina da yer aldı.
Erken evre hastalıkta takip verileri
Toplantıda erken evre hormon reseptörü pozitif meme kanserine ilişkin izlem sonuçları da paylaşıldı. lidERA çalışmasında giredestrant kullanan hastaların, tamoksifen ya da aromataz inhibitörlerine kıyasla daha az yan etki bildirdiği daha önce gösterilmişti.
İki buçuk yılı aşan takipte, giredestrant alan hastaların yaklaşık %52’sinin yan etkilerden rahatsız olmadığı bildirildi. Bu oran, aromataz inhibitörü alanlarda %47 olarak kaydedildi. Yan etkiler nedeniyle tedaviyi bırakma oranının da giredestrantta daha düşük olduğu belirtildi.
NATALEE çalışmasında ise erken evre hormon reseptörü pozitif, HER2-negatif meme kanserinde genel sağkalım verileri açıklandı. Altı yıllık takip sonunda, üç yıl boyunca Kisqali (ribociclib) ile birlikte aromataz inhibitörü alan hastalarda altı yıllık sağkalım oranı %92, yalnızca aromataz inhibitörü alanlarda ise %90 oldu.
postMONARCH çalışmasında da ileri evre hormon reseptörü pozitif meme kanserinde Verzenio (abemaciclib) ile Faslodex (fulvestrant) kombinasyonunun Faslodex tek başına kullanımına göre ilerlemesiz sağkalımı iyileştirdiği bildirildi. Genel sağkalımda istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmasa da araştırmacılar, CDK4/6 inhibitörü tedavisi sırasında büyüyen ileri evre tümörlerde bu kombinasyonun dikkate alınabileceğini belirtti.
Araştırmacıların odağında yeni seçenekler var
Toplantıda aktarılan bulgular, ileri evre meme kanserinde yeni CDK4 inhibitörleri, nesil antikor-ilaç birleşimleri ve immünoterapilere yönelik gelişmelerin tedavi seçeneklerini genişletebileceğini ortaya koydu. Özellikle metastatik hastalıkta, daha uzun ilerlemesiz sağkalım ve daha iyi tolere edilen tedaviler araştırmaların merkezinde yer aldı.
Breast Cancer Research Foundation araştırmacıları tarafından sunulan çalışmalar, hem hormon reseptörü pozitif hem de triple negatif hastalıkta daha etkili seçeneklere yönelik arayışın sürdüğünü gösterdi. ESMO’daki sunumlar, meme kanseri tedavisinde yeni verilere kapı aralayan önemli başlıklar arasında yer aldı.



